

Moda ve Demokrasi: Illustrasyonlar
Bu illüstrasyonlar, RIGHT NOW etkinliği ve Guzum projesinin hak ihlallerine odaklanan araştırma süreci kapsamında üretilen tasarım çalışmalarından oluşur. Amaç, moda ve tekstil alanında görünmeyen emeği, kimlik ve temsil baskılarını, tek tip estetik dayatmalarını, kültürel ihlalleri, spor alanındaki kıyafet kısıtlamalarını ve LGBTİ+ görünürlüğüne ilişkin eşitsizlikleri görsel bir dile taşımaktı. Bu seri bilinçli bir tercihle illüstrasyon/tasarım aşamasında bırakıldı ve kıyafete dönüştürülmedi.
Böylece görseller “giyilebilir” bir ürün olmaktan ziyade, meseleleri doğrudan işaret eden bir anlatım aracı olarak konumlandı. Her illüstrasyon, belirli ihlal başlıklarını tek bir görüntüde yoğunlaştırarak izleyiciye hızlı, açık ve tartışılabilir bir okuma alanı sunar. Bu bölümde yer alan çalışmalar, projenin üretim sürecini ve düşünsel çerçevesini belgeleyen bir tasarım arşivi olarak paylaşılmaktadır.














Moda ve Demokrasi: Dijital Koleksiyon
Bu bölümde yer alan çalışmalar, fiziksel üretime dönüştürülmemiş; bilinçli olarak dijital alanda bırakılmış tasarımlardır. Moda estetiğini bir araç olarak kullanarak kadın bedenine yöneltilen ölçüm, denetim ve performans baskısını görünür kılarlar. “Perfect / Ideal” bedeni mezura ve iç çamaşırı üzerinden şekillendiren güzellik normlarını sorgular.
Çalışan kadına odaklanan tasarım, statü ve ekonomik gücün şiddeti ortadan kaldırmadığını hatırlatır. Spor giyim temelli çalışma ise performans ve “fit beden” ideali üzerinden kurulan kontrol mekanizmalarını eleştirir. Birlikte okunduğunda bu seri, dijital bir moda sunumundan çok beden politikalarına dair eleştirel bir alan oluşturur. Tasarımlar giyilmek için değil; sorgulamak ve görünür kılmak için vardır.







Moda ve Demokrasi: Özel Koleksiyon
Bu bölümde yer alan çalışmalar, moda nesnesi üretmekten çok, hak ihlallerini beden üzerinden görünür kılmayı amaçlayan tasarım müdahalelerinden oluşur. Kumaş, form, doku ve yeniden kullanım pratikleri; estetik bir tercih olmanın ötesine geçerek şiddet, ayrımcılık, susturulma, erişim engelleri ve sistemsel eşitsizlikler gibi yapısal meseleleri tartışmaya açar. Her parça, bedeni hem taşıyıcı hem de tanık olarak ele alır.
Kullanılan ikinci el malzemeler, yanık yüzeyler, düğümlenmiş formlar ve katmanlı dokular; bastırılmış sesleri, görünmez kılınan deneyimleri ve normalize edilen ihlalleri sembolik bir dil aracılığıyla temsil eder. Çalışmalar giyilebilir olmaktan ziyade, sorgulayıcıdır. Moda estetiğini bir araç olarak kullanır; asıl odağını toplumsal hafızaya, hak temelli düşünmeye ve izleyiciyi konfor alanının dışına davet eden bir yüzleşmeye yerleştirir.


















